SAĞLIKLI VE GENÇ GÖRÜNMEK

Yaşlanma, zamanın geçişine bağlı olarak, bireyde görülen anatomik ve fizyolojik değişikliklerdir. Yaklaşık 35-40’lı yaşlardan itibaren vücutta iş gören hücre grubunda kayıplar başlar. Zaman içinde devam eden bu hücre kayıplarına bağlı olarak hücrelerin yaptığı görevlerde aksamalar görülür.

Sağlıklı yaşlanma, sağlığın ve fiziksel, sosyal, ruhsal iyilik halinin; bağımsız yaşayabilme yetisinin, yaşam kalitesinin korunması ve daha iyi hale getirilmesi; ayrıca yaşam süreçleri arasında başarılı geçişleri başarılı geçişlerin sağlanması için imkanların ömür boyu optimize edilmesidir

İnsanlar neden yaşlanırlar ? Yaşlanmayı yavaşlatmak, yaşam süresini uzatmak için bir şeyler yapılabilir mi? İlk ve en önemli olan nokta yaşlanmayı bir hastalık olarak görmemektir. Çünkü yaşlanma bir hastalık değil, doğal bir süreçtir. Önemli olan bu süreci en sağlıklı ve kaliteli biçimde atlatmaktır. Günümüzdeki imkanlarla yaşlanmayı durduramayız ancak yaşam süremizi uzatabiliriz. Önemli olan nokta uzun yaşamak değil, sağlıklı ve başarılı yaşlanmaktır. Sağlıklı kalmak ve uzun süre sağlıklı yaşamak kişilerin tutumları, aktiviteleri ve ilişkileriyle yakından ilgilidir. Örneğin yeterli ve dengeli beslenme ile vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri alabiliriz. A, C, E vitaminleri vücutta hücrelerin yaşlanmasına ya da ölmesine neden olan serbest radikallerin zararlı etkilerinden hücreleri korur ve yaşlanmayı geciktirir.

Başımızı kaldırıp etrafımıza baktığımızda özellikle orta yaş ve sonrasındaki kişiler kendini daha genç, daha sağlıklı ve daha mutlu hissetmenin çaresini arıyor. Gençliği estetik ameliyatlarında, tabletlerde ve hormon desteklerinde arayan insanların sayısı da oldukça fazla. Daha genç görünmek; kadın,erkek herkesin en büyük tutkusu ! Ama bunun için her zaman estetik ameliyat olmaya gerek yok. Doğal yöntemler, yeterli ve dengeli beslenmek de işe yarayabilir.

Yaşlandığımızı nasıl fark ederiz ?

1. Egzersize karşı isteksizlik hissedersiniz.
2. Ya da düzenli egzersiz yapmanıza rağmen zayıflayamazsınız. Aksine kilo almaya devam edersiniz.
3. Temponuz aynı ya da daha az yoğun olmasına rağmen, günün sonunda yorgun ve bitkin hissedersiniz.
4. Rahat uyuyamazsınız. Deliksiz uyuduğunuz günleri özlersiniz.
5. Cildinizde kırışıklıkların ve sarkmaların olduğunu fark edersiniz.
6. Cinsel isteğiniz azalır.

Peki yaşlanma etkilerini geciktirmek için neler yapabilirsiniz?

1. Kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, şeker hastalığı gibi kronik ve metabolizmayı yıkıcı hastalıklardan korununuz.
2. Alkol ve sigaradan uzak durun.
3. Günde en az 8-10 bardak su için.
4. Düzenli egzersiz yapın.
5. Alimünyum içeren deodorantlardan, eskimiş plastik su damacanalarından ve alimünyum kaplardan uzak durun.
6. Östrojen içeren cilt bakımı ürünlerinden kaçının.
7. Plesenta hormonu içeren kozmetiklerden uzak durun.
8. Stresinizi ve öfkenizi kontrol altına alın.
9. Kaliteli uyumaya özen gösterin.
10. Sağlıklı kilonuzu koruyun.

Hangi besinler genç görünmeye yardımcı olur?

1. Vitaminlerden E ve C vitamini, Beta karoten, minerallerden selenyum ve çinko güçlü antioksidan etkiye sahiptir. Çilek, limon, portakal, zeytinyağı, balık, yeşil çay, domates, üzüm, kiraz, karpuz güçlü atioksidan içeren besinlerdendir.
2. Keten tohumu, kefir, yoğurt, çekirdekli siyah üzüm, elma, kayısı, cildin genç görünmesini sağlar ve kollajen doku sentezinde önemlidir.
3. Kurubaklagiller, tam tahıllar, sebze ve meyveler, yağlı tohumlar, posa yönünden zengin besinlerdir. Posa; kabızlık, hipertansiyon, hiperlipidemi, kilo problemi, ve kanser gibi rahatsızlıkların düşmanıdır.
4. Rengarenk sebze ve meyveler muhteşem besinlerdir ! Bol bol tüketin.
5. Soya tüketin. Soya ürünleri yüksek kalitede protein içerir. Doymuş yağ oranı azdır, kolesterol içermez. Soyada bulunan sterol ve stanoller kolesterolü düşürür.

Fransız Lape Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Meltem Şeniz Toksoy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir