Hakkımızda
   

LAPE HASTANESİ TARİHÇESİ (1856-2013)

 

Lape Hastanesi’nin tarihi Kırım Harbi’ne (1854-1856) dayanmaktadır. Tarih, Kırım Harbi’ndeki  kahraman askerlerden söz ederken canları pahasına yaralı ve hasta  askerlere bakım veren Filles de la Charité rahibelerinden  bahsetmeyi unutmuştur. Bu savaş sırasında İstanbul’daki rahibelerin yanısıra Fransa’dan 255 rahibe daha yaralı ve hasta askelere bakmak için gönderilmiş ve seyyar hastanelerde görevlendirilmiştir.

Savaşın sonunda ordunun rahibelerin hizmetlerine karşılık Talimhane  Hastanesi’ndeki 20 barakayı ve 300 yataklı bir hastaneye yetecek miktarda tıbbi malzemeyi bırakması ile Lape Hastanesi’nin öncüsü olan ilk faaliyetler başlar. Bir yıl sonra Sultan Abdülmecit, Filles de la Charité rahibelerine Kırım Savaşı’nda ordunun seyyar hastanelerindeki hizmetlerinden ötürü minnet borcunu ödemek ister ama onlara madalya da kabul ettiremez. Bunun üzerine 19 Nisan 1857’de o zamanlar şehrin dışında kalan Şişli’deki bir araziyi onlara tahsis eder, ek olarak inşaata başlayabilmeleri için yaklaşık 50.000 frank da bağışta bulunur. Böylece rahibelerin dayandığı temellerin anısına La Paix (barış) adını verdikleri  hastanenin inşaası başlar. 1858 yılının sonunda Lape Hastanesi her tür hayır işine kapılarını açar.

Hastaneye hiç bir milliyet ve din farkı gözetmeksizin akıl hastaları ve yetimler kabul edilir. O dönemde kadın hastaları kabul eden tek hastanedir. Başlangıçta  Lape’de yürütülen faaliyetler ikiye ayrılır; gençlerle ilgili olanlar (yetimhane, sınıflar, çırak evleri ve çıraklar, gündüzlü kız sınıfları, Enfants de Marie Birliği) ve hayır işleri (hastalar ve engelliler için akıl hastanesi, göz hastanesi). Elimizdeki kaynaklardan anlaşıldığı kadarıyla kiliselere bırakılmış bütün çocuklar Lape yetimhanesine gönderilmeye başlar, arazinin bulunduğu Feriköylülerin isteği üzerine karma eğitimin yapıldığı sınıflar açılır. Yetimhanede büyüyen çocuklar için çıraklar evi yapılır ve demirciler, marangozlar, terziler, ayakkabıcılar olmak

dört atölyede eğitim verilir. Küçük bir dispanser ile çevre halkına poliklinik hizmeti verilir. Savaşın ardından yoksul ve işsiz kalanlar için her gün yemek dağıtılır, bazıları istihdam edilerek bahçe düzenlenmesi, meyve- sebze ekilmesi, kümes ve ahır hayvanlarının bakımı sağlanır. Hastane 1893-1896 yılları arasında Taksim’deki yeni hastanenin inşaatı bitene kadar Fransız Hastanesine ev sahipliği yapar.Hastanenin akıl hastaları için ilk faaliyetleri kısıtlı imkanlarla 1862

 
yılında başlar.İlk zamanlar diğer hastalarla bir arada yatırılan akıl hastaları için 1873 yılında sefirinin de desteği ile Fransa İstanbul ilk akıl hastanesi binasının temelleri atılır.1877 yılında Abdülhamid’in kız kardeşi Cemile Sultan ile felsefe ve tıp eğitimi görmüş İtalyan asıllı hekim Luis Mongeri’nin girişimleri ile hastanede psikiyatri servisi açılır ve ağırlıklı olarak psikiyatrik hasta kabulüne başlanır. Dr. Mongeri’den sonra başhekimliğe Levanten Musevi Dr. Castıro getirilir, 1908 yılına kadar görevine devam eden Dr. Castıro’dan sonra Apostolides I. Dünya savaşına kadar başhekimlik yapar. I. Dünya savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti karşıt cephelerde savaştığı Fransa’nın toprağı sayılan Lape Hastanesine el koymuş, Haseki’ deki adli psikiyatrik hastaların yattığı müşahadehane Lape Hastanesine taşınmış, müşahadehanenin başhekimi olan Mazhar Osman  bu kuruma başhekim olarak atanmıştır. Mazhar Osman’ın başhekimliği döneminde hasta bakımının yansıra eğitim faaliyetlerine de önem verilir. Mazhar Osman yanına asistanlar alarak uzman olarak yetiştirir, çeşitli eğitim toplantıları, konfreans ve seminerler düzenleyerek Psikiyatrinin tanınmasına ve  hekimler tarafından tercih edilen bir alan olmasına aracılık eder. Mondros mütarekesi ile Fransızlar hastaneyi geri alırlar. Ancak Mazhar Osman vefat ettiği 1951 yılına kadar Lape’de başhekim olarak görevini sürdürmüştür. 1951-1973 yılları arasında İhsan Şükrü Aksel bu görevi sürdürmüş ve Lape Türkiye’de modern psikiyatri uygulamalarında  merkezi bir rol üstlenmiştir. .