Özgül Fobi

Özgül fobiler, toplumda her 100 kişiden 3’ünde görülür.

Kedi, köpek, böcek, örümcek, iğne yapılması, kan görme, uçakla seyahat etme, yüksek yerler gibi özgül bir nesne veya duruma karşı  yoğun, akılcı olmayan ve ısrarlı endişe duyulması ve bu durumlardan kaçınılması olarak tanımlanabilir.

Özgül fobiler, toplumda her 100 kişiden 3’ünde görülür. Birçok hasta korkularının çocukluğundan beri olduğunu, az bir kısmı ise ergenlik döneminden sonra oluştuğunu söyler.

Kişi korkusunun aşırı veya anlamsız olduğunu bilir ancak fobik durumla karşılaştığında yoğun anksiyete belirtileri ortaya çıkarır. Kişinin kalbi hızla çarpar, nefesi daralır, göğsü sıkışır, titreme/terleme olur, bayılacak gibi olma, sık idrara gitme isteği olur… Bu özgül nesne veya durum olmadığında hiçbir rahatsızlık hissetmez.

Kişiler  korktukları nesne veya durumun tehlikesini olduğundan fazla ve kendi başa çıkma güçlerini olduğundan az görürler. Sıkıntı halinden kendini korumak için de, bu nesne ve durumların nerede ve nasıl ortaya çıkabileceğini önceden araştırır, belirler ve ona göre sakınır.

Sık karşılaşılan nesnelere veya durumlara olan fobiler yaşantıyı çok kısıtlayabilir. Sokakta sıklıkla karşılaşılabilecek kedi, kopek gibi hayvanlar, evden çıkıp işe gidilmesine veya o hayvanların bulunabileceği bir arkadaş ortamına girilmesine engel olabilir. Uçağa binme fobisi olan kişi, tatil için gezmek istediği birçok yeri gezemeyebilir ya da iş için sıklıkla uçak seyahati yapması gerekiyorsa çok istediği bir işi sadece korkusu yüzünden reddedebilir.

Özgül fobilerin nasıl ortaya çıktığı konusunda tek bir açıklama yoktur, doğuştan getirdiğimiz genetik özellikler kadar edindiğimiz deneyimler ve çevre etkisi de önemlidir. Klasik koşullanmanın ve gözlemsel öğrenmenin psikolojik etken  olabileceği düşünülmektedir.

Bilişsel davranışçı terapinin, bilişsel modelinde bilgi işleme yanlılıkları üzerinde durulur ve düzeltilir veya alternatif geliştirilir, davranışçı modelinde ise kaçınılan uyaranla imajinal/simgesel veya gerçek yaşamda aşamalı yüzleşme (exposure) çalışılır. Motivasyonu yüksek olan hastayı güvenli bir ortamda korkulan nesne yada durumla kademeli olarak karşılaştırma genellikle yeterlidir. İlaçların özgül fobi tedavisinde kullanımları ise oldukça sınırlıdır.