Obsesif- Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?

Obsesif- Kompulsif Bozukluk

Erişkin Psikiyatrisi

Obsesif Kompulsif Bozuklukların toplumda sıklığı %2 – %3 civarındadır.

Obsesif- kompulsif bozukluk, (saplantı-zorlantı bozukluğu), kişinin kendi isteği dışında aklına gelerek tekrarlayan ve rahatsızlık verici düşünce, imaj ve dürtüler (obsesyon)  nedeniyle yoğun anksiyete yaşadığı ve bu sıkıntıdan kurtulmak için  bazı zihinsel eylem veya davranışları  yapmaktan kendini alıkoyamadığı (kompülsiyon) bir hastalıktır. Halk arasında ‘Takıntı hastalığı’ olarak da tanımlanmaktadır.

Toplumda OKB sıklığını ölçmeyi hedefleyen çalışmalar her 100 kişiden 2-3’ünde hastalığın görüldüğünü saptamıştır. Görülme oranı kadınlarda biraz daha fazla olmakla birlikte erkeklere yakındır. Hastaların % 65’inde belirtiler 25 yaşından önce başlar.

Obsesif kompülsif bozukluk, rahatsızlık epizodları uzun süren, kendiliğinden düzelme olasılığı az olan, müdahale edilmeyen durumlarda artma ve azalmalarla seyreden kronik gidişli bir rahatsızlıktır. Hastalığın şiddetine göre kişinin günlük hayatında, sosyal ilişkilerinde, profesyonel veya diğer işlevsellik alanlarında ciddi derecede bozulmalara yol açabilirler.

En sık rastlanan obsesyonel temalar ve ilgili kompulsiyonlar şunlardır:

Kirlilik / Hastalık Bulaşma obsesyonları (birinin dokunduğu yere dokunursam mikrop bulaşır veya kirlenirim, her yere bulaştırırım düşüncesi vardır. Ardından aşırı sıkıntı, bunaltı hissi oluşur ve rahatlamak için yıkanma ritüelleri gelişir.)

Kuşku obsesyonları (ütüyü prizde unutmak, sobayı söndürmemiş, kapıyı kilitlememiş olmak gibi obsesyonlar neticesinde defalarca kontrol etme davranışları oluşur.)

Agresyon veya zarar verme obsesyonları (hastanın birisine karşı cinsel yada saldırgan bir davranış yapacağı şeklindedir.)

Simetri obsesyonları (herşeyin düzenli ve simetrik olması gerektiğiyle ilgili düşünceler vardır; bu da kişinin düzenlemelerle aşırı zaman kaybetmesine, işleri bitirememesine yol açar.)

Bunların yanı sıra dini obsesyonlarla da sıklıkla karşılaşılmaktadır; ibadet ederken küfür etmek, inançlarının aksi düşüncelerin zihne gelmesi gibi… Yada bazı OKB hastaları herhangi bir aktiviteyi belirli bir sayıya kadar saymadan yaparlarsa işlerinin rast gitmeyeceğini düşünerek sayma davranışında bulunurlar.

Her takıntılı düşünce veya davranış obsesif kompülsif bozukluk değildir, ancak bu durum kişinin aile yaşantısını, sosyal ilişkilerini, mesleki yaşantısını ve işlevselliğini etkilediği takdirde bir psikiyatri uzmanı ile görüşülmesi ve tedavi planlanması uygun olacaktır.

İlaç tedavisine ek olarak Obsesif Kompülsif Bozukluk’ta Bilişsel Davranışçı Terapinin etkili olduğu birçok araştırma ile gösterilmiştir.şiddetinin fazla olduğu hastalarda obsesyonları ve anksiyeteyi azaltmak için ilaç kullanımı ile birlikte Bilişsel davranışçı Terapi etkili sonuçlar vermektedir. Kişinin tedaviye uyum göstermesi ve devamlılığı sağlaması tedavinin başarı oranını artırır.